SoruCevap
(¯´•._.• Üye •._.•´¯)
Neden diye başlayan kaç cümleye daha misafir olacağımı bilmeden kabullenememenin verdiği yıkık dökük bir ruh hali ile senden sensizliğinden kurtulmanın çözümlerini arıyorum. Anlamsız bir savaşın ortasında sana olan düşkünlüğünün zaafı ile esir alınmış bir yüreğin son feryatlarını boşluğa bırakıyorum yitik melodiler eşliğinde.
Bir boğuşma sendromunun meydana getirdiği bir kaosta hatıraları rüzgarla savurarak seni yüreğimden azat etmenin telaşı ile; benim sendekisenin yüreğimdeki esaretini sonlandırmanın mücadelesini veriyorum kaç zamandır.
Sen çok uzaklarda başka yüreklere fetihlere yolculuk ederken ardında bıraktığın enkazın izlerini silip yeni doğan güne taze umutlar biriktirmekteyim. Ne bekliyordum ki sanki; hep böyle olmadı mı zaten aşkın yükünü tek kişilik çektiğim gibi ayrılığın yükünü de bana yükledin payıma düşürdüklerin hep hak etmediklerim oldu. Üzülme kederlenme mutlu ol diye ne çok tüketmişim kendimi meğerse.
Seni çok sevmem
Zamansız derin yaralara sebep
Beni en çok kahreden
Çok seviyorum derken sırtını dönüp gitmen
Zoruma giden
Beni yarımsız yarınsız bırakman
Bahanelerin ardına sığınmam
Savunmasızlığımdan yalnızlığımdan çaresizliğimden
Bunu söylemek zor ama bil ki; her şeye neden olan sen nedensizliklerin içinde boğulan lal olmuş dillerle yüreği darmadağın geride kalan ben...
Yaşadıklarımı yok saysam bu vedayı hiç sorgulamasam mevsime ayak uydurup hüzünlerimi hazandandır deyip es geçsem her şeyin oyun olduğu bir dünyada yalandan zaferlerle kendimi avutsam geçer mi ki bu yaralar?
-Sanmıyorum..
Resimleri yakmak anıları seni yok etmeye yetmiyormuş bir Sezen Aksu şarkısında ki hüzün gibi nota nota çöküyor sensizlik her hücreme uyumaya da cesaret edemiyorum düşümde karşıma çıkarsın diye.
Ve ben;
Ağlamaya mecali olmayan gözlerle
Sitem yükünü satırlara yüklemiş cümlelerle
Sol yanımı kaplayan bir hiçliğe
Kocaman yalnızlıklar büyütüyorum sol yanımda
Ya sen;
Umarsız
Pervasız
Can yakan
Gidişler saklıyorsun hala cebinde.
Bir boğuşma sendromunun meydana getirdiği bir kaosta hatıraları rüzgarla savurarak seni yüreğimden azat etmenin telaşı ile; benim sendekisenin yüreğimdeki esaretini sonlandırmanın mücadelesini veriyorum kaç zamandır.
Sen çok uzaklarda başka yüreklere fetihlere yolculuk ederken ardında bıraktığın enkazın izlerini silip yeni doğan güne taze umutlar biriktirmekteyim. Ne bekliyordum ki sanki; hep böyle olmadı mı zaten aşkın yükünü tek kişilik çektiğim gibi ayrılığın yükünü de bana yükledin payıma düşürdüklerin hep hak etmediklerim oldu. Üzülme kederlenme mutlu ol diye ne çok tüketmişim kendimi meğerse.
Seni çok sevmem
Zamansız derin yaralara sebep
Beni en çok kahreden
Çok seviyorum derken sırtını dönüp gitmen
Zoruma giden
Beni yarımsız yarınsız bırakman
Bahanelerin ardına sığınmam
Savunmasızlığımdan yalnızlığımdan çaresizliğimden
Bunu söylemek zor ama bil ki; her şeye neden olan sen nedensizliklerin içinde boğulan lal olmuş dillerle yüreği darmadağın geride kalan ben...
Yaşadıklarımı yok saysam bu vedayı hiç sorgulamasam mevsime ayak uydurup hüzünlerimi hazandandır deyip es geçsem her şeyin oyun olduğu bir dünyada yalandan zaferlerle kendimi avutsam geçer mi ki bu yaralar?
-Sanmıyorum..
Resimleri yakmak anıları seni yok etmeye yetmiyormuş bir Sezen Aksu şarkısında ki hüzün gibi nota nota çöküyor sensizlik her hücreme uyumaya da cesaret edemiyorum düşümde karşıma çıkarsın diye.
Ve ben;
Ağlamaya mecali olmayan gözlerle
Sitem yükünü satırlara yüklemiş cümlelerle
Sol yanımı kaplayan bir hiçliğe
Kocaman yalnızlıklar büyütüyorum sol yanımda
Ya sen;
Umarsız
Pervasız
Can yakan
Gidişler saklıyorsun hala cebinde.