S
SoruCevap
Ebedi İstirahatgaha Nasıl Tevdi Olunur?
Kabir ebedi istirahatgah' mıdır?
MevdUat'ı nasıl bilirsiniz?
Bu dunyadaki herhangi bir toprak parcası, kainatın tamamı gibi ebedi değil, fanidir Yani mutlaka yok olacak, varlığı son bulacaktır Dolayısıyla mezar da olsa dunyaya ait bir yere ebedi sıfatını vermek, dunyanın faniliği hakikatiyle celişir
İmanından şuphe etmediğimiz, epeyce meşhur, mutedeyyin bir koşe yazarımız, kendi ifadesiyle ebedi istirahatgahına tevdi ettikleri muteveffa bir dostunun cenaze merasiminden hareketle kaleme aldığı yazısında, dunyanın faniliğinden de dem vurmuş Ustelik yazılanlardan, olen kişinin dini butun biri olduğu anlaşılıyor Anlaşılması mumkun olmayan, cenazenin ebedi istirahatgahına tevdi' edilmesi Bu ifadeye, sağlığında hayırlı hizmetler gormuş, ilim irfan sahibi bir hoca efendinin vefat ilanında da rastlamış; vebalini gazetelerdeki klişeleşmiş hazır metinlere yukleyip rahatlamaya calışmıştım
Birisinin vefatı halinde, bu hakikat cercevesinde yaşananları olculu bir dille izah ve ifadeye itina gostermek, nezaket yahut incelik kadar, cenaze yakınlarının incinmemesi icin bir borctur da Bu sebeple olmalı, sair zamanlarda sarfettiğimiz bazı sozleri, hadisenin sıcaklığını koruduğu bir atmosferde kullanmayız Oldu yerine vefat etti, Hakk'a yurudu; ceset yerine cenaze , gomuldu yerine toprağa verildi, defnedildi deriz mesela Muhtemelen mezara konuldu manasına ebedi istirahatgahına tevdi' edildi sozu de bir saygı ve incelik taşıdığı zehabıyla, iyi niyetle kullanılıyor Fakat neresinden bakarsak bakalım, kufre davetiye cıkaran, akla ziyan bir soz bu
Kabir ebedi istirahatgah' mıdır?
Bir muslumanın defnedildiği kabir iki bakımdan ebedi istirahatgah olamaz Birincisi bu dunyadaki herhangi bir toprak parcası, kainatın tamamı gibi ebedi değil, fanidir Yani mutlaka yok olacak, varlığı son bulacaktır Dolayısıyla mezar da olsa dunyaya ait bir yere ebedi sıfatını vermek, dunyanın faniliği hakikatiyle celişir
İkincisi amentuye dahil olan yevm'il ahir ile ba'su ba'de'l mevtin sehven tekzibidir ki, maazallah insanı kufre goturur Yuzlerce ayet ve Hadis'le sabit ahiret hakikatini şoyle bir hatırlayalım: Kabir, kıyamete kadar kalınacak muvakkat bir mekandır Dunyanın bağlı bulunduğu kozmik sistemin değiştirilmesi ile kıyamet kopacak, Allah'ın diledikleri mustesna, butun canlılar olecek ve mahiyetini bilemediğimiz yeni bir alem teşekkul ettirilecektir Uykudan uyandırmak, yeniden diriltmek manasına ba'sın vukuu bundan sonradır ve ulemanın kahir ekseriyeti yeniden dirilişin cismani olacağı fikrindedir Mezarlarından cıkarılan butun mukellefler hesap meydanına sevkedilerek haşrolunacaktır Hesap neticesinde insanların cennet veya cehenneme gonderilmesinden sonradır ki ebedi olan ahiret hayatı da başlamış bulunacaktır
Demek ki kabir ebedi istirahatgah değil, Peygamberimiz'in ifadesiyle ahiret duraklarının ilkidir Ustelik kabirdeki muvakkat hayatın herkes icin sıkıntılardan hali olduğunu iddia etmek, dolayısıyla burasını bir istirahatgah gibi gormek de mumkun değildir
Hasılı kelam, cenazesini ebedi istirahatgahına tevdi' eden Musluman ve'lba'su ba'de'lmevt cuz'uyle beraber amentusunu de telef eder
Medfen hem kabir' hem mezar'dır amma
Esasen ne dediklerinin farkında olanlar, olenlerimizi defnettiğimiz yer manasına kabir lafzının bu inancmana irtibatını, bu dikkati barındırdığını bilirler Bugun birbirinin yerine gelişiguzel kullandığımız kabir ve mezar aynı şey değildir Ziyaret yeri manasına gelen mezar, daha ziyade dunyanın faniliğini ve olumu hatırda tutmak icin tavsiye edilen kabristan ziyaretlerinden mecazdır Yaşayanlara, bu dunyadakilere taalluk eder Başka bir deyişle cenazelerimizi gomduğumuz yer, defnedilen olulerimiz icin değil, biz hayattakiler icin mezardır Aynı yer mevtaya nisbetle kabir şeklinde tesmiye olunur Zira kabrin asıl manası berzahtır ve olumle mahşerdeki diriliş arasında insanların eğleşeceği dar cukuru ifade eder
Demek ki biz farkında olmasak da kabir kelimesinde gecicilik manası var ve kabre ebedi sıfatı vermek bu sebeple aynı zamanda bir mantık hatasının işareti
MevdUat'ı nasıl bilirsiniz?
Peki ahirete inanmayan, bu dunyanın surgit var olacağını kabullenen toplulukların, olulerini ebedi istirahatgahlarına tevdi' etmelerinde, boyleleri icin herhangi bir akidenin zedelenmesi mevzubahis olmadığına gore, mahzur var mıdır? Elcevap; vardır Cunku tevdi ' etmek bir şeyi bir yere emaneten koymak, gecici bir muddet birisine bırakmak manasınadır Mesela tevdi ' ile aynı kokten muştak vedi'a, emanet demektir Eskiden ruh veya can yerine vedi'atullah sozu de kullanılırmış Hatırlayanımız var mı bilmiyorum Şimdi bu kelimeyi tevdiat gibi, mevdUat gibi muştaklarıyla tanıyor, bunları da bankacılık terimi olarak dağarcığımızda muhafaza ediyoruz Turk Dil Kurumu'nun sozluğunde bile mevdUata Belli bir sure sonunda veya istenildiğinde cekilmek uzere bankalara faizle yatırılan para şeklinde ibretamiz bir karşılık verilmiş Fikrimizdeki değişmenin zikrimizdeki tezahuru bu
Sadede gelelim: Bir şeyi tevdi' ediyorsak, gecici bir zaman icin emanet bıraktığımızı da zımnen ifade ediyoruz Artık bunun ebedi olması, bir yerde sonsuza kadar surekli kalması aklın temel prensiplerine aykırı Haydi zamaneye uyup bankacılık jargonuyla ornekleyelim: Bir cenazeyi ebedi istirahatgahına tevdi ettik demek Paramızı falanca bankaya emaneten ebediyyen yatırdık demek gibi bir şey
Aman dikkat! Bu dunyada sahip olduğumuz yegane serveti yok yere batırmayalım!
Ali YURTGEZEN semerkand dergisi
Kabir ebedi istirahatgah' mıdır?
MevdUat'ı nasıl bilirsiniz?
Bu dunyadaki herhangi bir toprak parcası, kainatın tamamı gibi ebedi değil, fanidir Yani mutlaka yok olacak, varlığı son bulacaktır Dolayısıyla mezar da olsa dunyaya ait bir yere ebedi sıfatını vermek, dunyanın faniliği hakikatiyle celişir
İmanından şuphe etmediğimiz, epeyce meşhur, mutedeyyin bir koşe yazarımız, kendi ifadesiyle ebedi istirahatgahına tevdi ettikleri muteveffa bir dostunun cenaze merasiminden hareketle kaleme aldığı yazısında, dunyanın faniliğinden de dem vurmuş Ustelik yazılanlardan, olen kişinin dini butun biri olduğu anlaşılıyor Anlaşılması mumkun olmayan, cenazenin ebedi istirahatgahına tevdi' edilmesi Bu ifadeye, sağlığında hayırlı hizmetler gormuş, ilim irfan sahibi bir hoca efendinin vefat ilanında da rastlamış; vebalini gazetelerdeki klişeleşmiş hazır metinlere yukleyip rahatlamaya calışmıştım
Birisinin vefatı halinde, bu hakikat cercevesinde yaşananları olculu bir dille izah ve ifadeye itina gostermek, nezaket yahut incelik kadar, cenaze yakınlarının incinmemesi icin bir borctur da Bu sebeple olmalı, sair zamanlarda sarfettiğimiz bazı sozleri, hadisenin sıcaklığını koruduğu bir atmosferde kullanmayız Oldu yerine vefat etti, Hakk'a yurudu; ceset yerine cenaze , gomuldu yerine toprağa verildi, defnedildi deriz mesela Muhtemelen mezara konuldu manasına ebedi istirahatgahına tevdi' edildi sozu de bir saygı ve incelik taşıdığı zehabıyla, iyi niyetle kullanılıyor Fakat neresinden bakarsak bakalım, kufre davetiye cıkaran, akla ziyan bir soz bu
Kabir ebedi istirahatgah' mıdır?
Bir muslumanın defnedildiği kabir iki bakımdan ebedi istirahatgah olamaz Birincisi bu dunyadaki herhangi bir toprak parcası, kainatın tamamı gibi ebedi değil, fanidir Yani mutlaka yok olacak, varlığı son bulacaktır Dolayısıyla mezar da olsa dunyaya ait bir yere ebedi sıfatını vermek, dunyanın faniliği hakikatiyle celişir
İkincisi amentuye dahil olan yevm'il ahir ile ba'su ba'de'l mevtin sehven tekzibidir ki, maazallah insanı kufre goturur Yuzlerce ayet ve Hadis'le sabit ahiret hakikatini şoyle bir hatırlayalım: Kabir, kıyamete kadar kalınacak muvakkat bir mekandır Dunyanın bağlı bulunduğu kozmik sistemin değiştirilmesi ile kıyamet kopacak, Allah'ın diledikleri mustesna, butun canlılar olecek ve mahiyetini bilemediğimiz yeni bir alem teşekkul ettirilecektir Uykudan uyandırmak, yeniden diriltmek manasına ba'sın vukuu bundan sonradır ve ulemanın kahir ekseriyeti yeniden dirilişin cismani olacağı fikrindedir Mezarlarından cıkarılan butun mukellefler hesap meydanına sevkedilerek haşrolunacaktır Hesap neticesinde insanların cennet veya cehenneme gonderilmesinden sonradır ki ebedi olan ahiret hayatı da başlamış bulunacaktır
Demek ki kabir ebedi istirahatgah değil, Peygamberimiz'in ifadesiyle ahiret duraklarının ilkidir Ustelik kabirdeki muvakkat hayatın herkes icin sıkıntılardan hali olduğunu iddia etmek, dolayısıyla burasını bir istirahatgah gibi gormek de mumkun değildir
Hasılı kelam, cenazesini ebedi istirahatgahına tevdi' eden Musluman ve'lba'su ba'de'lmevt cuz'uyle beraber amentusunu de telef eder
Medfen hem kabir' hem mezar'dır amma
Esasen ne dediklerinin farkında olanlar, olenlerimizi defnettiğimiz yer manasına kabir lafzının bu inancmana irtibatını, bu dikkati barındırdığını bilirler Bugun birbirinin yerine gelişiguzel kullandığımız kabir ve mezar aynı şey değildir Ziyaret yeri manasına gelen mezar, daha ziyade dunyanın faniliğini ve olumu hatırda tutmak icin tavsiye edilen kabristan ziyaretlerinden mecazdır Yaşayanlara, bu dunyadakilere taalluk eder Başka bir deyişle cenazelerimizi gomduğumuz yer, defnedilen olulerimiz icin değil, biz hayattakiler icin mezardır Aynı yer mevtaya nisbetle kabir şeklinde tesmiye olunur Zira kabrin asıl manası berzahtır ve olumle mahşerdeki diriliş arasında insanların eğleşeceği dar cukuru ifade eder
Demek ki biz farkında olmasak da kabir kelimesinde gecicilik manası var ve kabre ebedi sıfatı vermek bu sebeple aynı zamanda bir mantık hatasının işareti
MevdUat'ı nasıl bilirsiniz?
Peki ahirete inanmayan, bu dunyanın surgit var olacağını kabullenen toplulukların, olulerini ebedi istirahatgahlarına tevdi' etmelerinde, boyleleri icin herhangi bir akidenin zedelenmesi mevzubahis olmadığına gore, mahzur var mıdır? Elcevap; vardır Cunku tevdi ' etmek bir şeyi bir yere emaneten koymak, gecici bir muddet birisine bırakmak manasınadır Mesela tevdi ' ile aynı kokten muştak vedi'a, emanet demektir Eskiden ruh veya can yerine vedi'atullah sozu de kullanılırmış Hatırlayanımız var mı bilmiyorum Şimdi bu kelimeyi tevdiat gibi, mevdUat gibi muştaklarıyla tanıyor, bunları da bankacılık terimi olarak dağarcığımızda muhafaza ediyoruz Turk Dil Kurumu'nun sozluğunde bile mevdUata Belli bir sure sonunda veya istenildiğinde cekilmek uzere bankalara faizle yatırılan para şeklinde ibretamiz bir karşılık verilmiş Fikrimizdeki değişmenin zikrimizdeki tezahuru bu
Sadede gelelim: Bir şeyi tevdi' ediyorsak, gecici bir zaman icin emanet bıraktığımızı da zımnen ifade ediyoruz Artık bunun ebedi olması, bir yerde sonsuza kadar surekli kalması aklın temel prensiplerine aykırı Haydi zamaneye uyup bankacılık jargonuyla ornekleyelim: Bir cenazeyi ebedi istirahatgahına tevdi ettik demek Paramızı falanca bankaya emaneten ebediyyen yatırdık demek gibi bir şey
Aman dikkat! Bu dunyada sahip olduğumuz yegane serveti yok yere batırmayalım!
Ali YURTGEZEN semerkand dergisi